24 Temmuz 2011 Pazar

Sabun köpüğü hayatlar...

 Kimse duymuyormuşcasına  şarkı söylemek,kimse izlemiyormuşcasına dans etmek lazım...

    Hiç durmadan yazmak,yorulmadan bıkmadan okumak lazım...

        Anı yakalamak,yarını düşünmek,dünü unutmamak lazım..

           Birde tüm bunları yapacak cesaret,olası tepkilere karşı metanet lazım...  ( :



not:Çalıntı değil.tamamen bnm ürünüm :D

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Unut Beni...




Unut beni unut arama
Sakla bu mendili sakla
Sakla bu mendili bu mendili sakla
Sende kalsın anarsan bir gün eğer
Akarsa gözlerindeki yaşı silersin
Unut beni unut arama
Sakla bu mendili sakla
Sende kalsın kimin verdiğini soran olursa
Gözleri yaşlı dudakları titrek
Bir hayalden arda kalan hatıra dersin
Unut beni unut arama
Sakla bu mendili sakla
Sende kalsın çünkü sen benim
Sonbaharımda baharsın

7 Temmuz 2011 Perşembe

All Around and Away We Go..


 
 
 
 
 
 
All around and away we go
To find it again
This is Earth, yours!
Filling up your heart with hiss
You've shown me kindness, and I felt Touch
...Resurrected, sharing white bread
Under purple-blue blossoms
I'm smiling for two

All around and away we go
Keep it up and we'll win
I'm knowing you, and this is love until the end
Merry go round sends a wave of good humor
Feel the power of my many destinies
They'll all come true!

5 Temmuz 2011 Salı

Öğrendim ki...


Öğrendim ki.. Kimseyi sizi sevmeyi zorlayamazsınız.Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.

Öğrendim ki.. Güveni geliştirmek yıllar alıyor,yıkmak bir dakika.

Öğrendim ki.. Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli.
...
Öğrendim ki.. Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.

Öğrendim ki.. İnsanların başına ne geldiği değil o durumda ne yaptıkları önemli.

Öğrendim ki.. Ne kadar küçük dilimlersen,dilimle her işin iki yüzü var.

Öğrendim ki.. Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.

Öğrendim ki.. Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek,hangisi son görüşmek olacak bilemiyorsun.

Öğrendim ki.. Bittim dediğin andan itibaren pilinin bitmesi daha çok var.

Öğrendim ki.. Kahraman dediğimiz insanlar bir şey yapılması gerektiğinde,yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yaparlar..

Öğrendim ki.. Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

Öğrendim ki.. Bazı insanlar sizi çok seviyor ama bunu nasıl göstereceğini bilmiyor.

Örendim ki.. Düştüğün zaman seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatır.

Öğrendim ki.. İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.

Öğrendim ki.. Hiç tanımadığın insanlar,iki saat içinde senin hayatını değiştirir.

Öğrendim ki.. Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

Öğrendim ki.. Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Öğrendim ki.. Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,ne tür deneyimler yaşamanızla var.

Öğrendim ki.. Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da arasıra üzebilir, onları affetmek gerekir.

Öğrendim ki.. Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.Bazen insanlar kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Öğrendim ki.. Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

Öğrendim ki.. Şartlar ve olaylar kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.Ama ne olduğunuzdan kendimize sorumluyuz.

Öğrendim ki.. İki kişi münakaşa ediyorsa,bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.

Öğrendim ki.. Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.Ve problem fırsatın yanında cüce kalır.

Öğrendim ki.. Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,pişmanlığın yıllar sürüyor.
biraz geç oldu ama öğrendik işte...



4 Temmuz 2011 Pazartesi

Siz Hiç...

Çok küçük bir yalanı,çok büyük bir orantıda dinlediniz mi?
Çok büyük bir yalanı,ç...
ok yalın bir doğrultuda söylediniz mi?
Gecikmiş bir gizlemi, birikmiş bir özlemi sakladınız mı?
Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni, beklediniz mi?
Bir gerçeği erken, bir açlığı tokken,anladınız mı?
Hep mi hep ölecekmiş gibi, hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi,yaşadınız mı?
Yalanı sürmeye sürmeye,yanlışı görmeye görmeye,saklandınız mı?
Doğruluğun yönünde, doğruların önünde,aklandınız mı?
Ortamsız bir yaşamda, yaşamsız bir ortamda,harcandınız mı?


29 Haziran 2011 Çarşamba

Kurbağaları öpmekten yorgun...- Tired of kissing the Frogs


Kız güzel, oğlan güzel... (hatta oğlan çok tatlı....o ne yav! ) Şirin bir aşk hikayesi.



Uzatmalı sevgilisinin çapkınlarından bıkıp onu terkeden ve bunun ardından çeşitli "kurbağalarla" şansını deneyen  Martha, burnunun dibinde ki güzelim Xavier 'i farkeder.Şirin  aşkları  derin denizlere yelken açınca  nihayet "o'nu" bulduğunu anlar.Asıl oğlan,Martha'nın onu diğer kurbağalarla kıyasladığını anlayıp,üstünede eski sevgilisinin Martha'yı öptüğünü görünce pılını pırtını toplayıp hatunu ve yaşadığı şehri terkeder (aslında daha önce ayrılacakken şehirden,bu yanlış anlama vesile olur )  Kızcağız dağılır,uzunca bir süre toparlayamaz kendini..ama günün birinde Xavier'e gidip herşeyi açıklamaya,aslında herşeyi nasıl yanlış anladığını anlatmaya karar verir. Şanssız yanlış anlamalar,anlaşılmalar  bu sefer Martha'nın değil,Xavier'in aleyhine olur... Filmin sonunda  Martha ile Xavier'in arasında geçen diyalog şöyle ;


  Martha :  ben... sana açıklamalıyım...
 Xavier   :  sen ... beni bulmak için mi geldin ?
 Martha  :  Evet..
Xavier    : bu bana yeter !      der ve kızı öper.




Bu arada.....José   ERES MUY LiNDO!!



Yok anam yok,böyle filmler olduğu surette biz kadınlar hala "gerçek aşk'a " inanmaya devam edip,daha çoooook kurbağa öperiz !