25 Ekim 2011 Salı

Öğrendim

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.

Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu
öğrendim.

Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını,
zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanin içinde
iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu
öğrendim.

İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek
Gerektiğini öğrendim.

Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar
önemli olduğunu öğrendim.

Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek
olduğunu öğrendim.

Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra, yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;
gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el
sürmemek olduğunu öğrendim.

Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da
“lezzet” kattığını öğrendim.

Her canlının ölümü tadacağını,
ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.
Mevlana
 

23 Ekim 2011 Pazar

mum

Daha, 24 sehidin acisi gecmeden bugunde  Van'dan gelen deprem haberiyle sarsildik.
Insanlar  enkazlarin altindan cikarilmaya calisirken , Allah'in belasi teroristler saldirmaya devam ediyorlar.
Ne zaman hatirlayacagiz ayni gokyuzunun altinda yasayan ,ayni yildizlara, ay'a bakan  insanciklar oldugumuzu ?

21 Ekim 2011 Cuma

Bir Dogum,Bir Olum....

Bugun, iki en sevdigim  muzisyenlerden birinin dogum gunu "Levent Yuksel" digerinin ise ne yazik ki olum yildonumu "Elliot Smith"  (ayni zamanda, benim Olu muzisyenler dernegi uyelerimdendir  kendisi ,Jeff buckley,Nico,Nick Drake ile beraber)

Bu ay,  daha onceki aylara nazaran daha fazla sayfa yayinlamak istiyorum,elimden geldigi kadari ile...

Today  is one of my fav. musician's birth  (Levent Yuksel)  yet other one's death anniversary (Elliotf Smith  R.I.P  -he is also member of  "my Death Musicians Society" along with J.Buckley.Nico,Nick Drake..)

This month,i would like to  post more pages compare to last months,as best as i can...







Kıssadan hisse..moral of a fable

  • Benim gibisini bulamazsin demiyorum ama bende buldugunu bulamayacaksin kimsede...

I am not saying that you can not find someone like me but you wont find in anyone what you have found in me...


  •    Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun? dedi. Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an; bozmadım.

Said  " while you know you will lose ,why are you still struggling?"  forgotten at that moment, oneself is still living with  knowing  the fact of dying one day.  I didnt  frustrate...




19 Ekim 2011 Çarşamba

....

Ne Yazik ki  yirmidort tane askerimizi yitirdik ama Kürd'ü ama Türk'ü,Cerkes'i,Laz'i .Sonucta hepsi,vatana karsi gorevlerini yerine getirmek icin oradaydilar.Uzuntumu kelimelerde tarif etmek mumkun degil.Olan yine askeriyede,mecliste tanidigi olmadigi icin  oraya dusen garibanlarin cocuklarina oldu.

Daha fazla olum olmamasi ve  ozellikle doguda gorev yapan askerlerimizin evlerine sagsalim donebilmesi dilegiyle.Hepimizin basi saolsun...


Beni Unutma...Don't forget me

 Umit Yasar Oguzcan'i yitireli uzun bir zaman oldu ama o guzelim siirleri hala gunumuzun en populer siirleri arasindaki yerini koruyor.
Sanirim 15 ya da 16 idim Umit Yasar'i kesfettigimde,hatta uc-bes tane siirini ezberlemistim.
En guzel siirlerinden bir tanesini en guzel ses yorumlamis ayrica..
Sanirim siiri tercume etmek beni baya kasacak  ama gecenin ilerleyen saatlerinde tercume etmeye calisacagim.




It has been a long time since Umit Yasar Oguzcan passed away but his beautiful poems are still among to the most popular poems in the present day. I was about 15 or 16 yrs old when i discovered him,i even memorize some of his poems.I think,its gonna push me a bit to translate this poem but i am gonna try later on tonight.
One of the most beautiful voice sang One of  most beautiful poem by him.


Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma
Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma
Hala duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma
Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma..



They say, a day comes and
One forgets even the loveliest memories
But you, when the clock ticks twelve
Every night with its tired sound
Don't forget me

Because, every night, at those times
I live you and I think of you
I walk in misery, in illusions
And you, where the darkness keeps silent
Don't forget me

At those times, your smile
Spreads inside me like a handful of water, my love
If you also have that crazy wind one day
Blowing over your head
Don't forget me

You are the shoe on my foot, the stick in my hand
I am on the roads for you
Even if my return to you years later
Coincides with the last day of the world
Don't forget me 


If you still have your green dress
Wear it one day for me
If you see dew on the pink carnations in your flowerpot
Or a tired bird in your garden
Don't forget me

The day I am burning in deep pains
Come, even if you are too far
Come to me, who loves you to death
Please, the day I reunite with god
Don't forget me
 

18 Ekim 2011 Salı

great....

Buyuk beklentiler,bazen beraberinde buyuk hayalkirikliklarini da getirir.Tecrube ile sabit...

Great expections bring with great disappointments sometimes.Known by experience...